Eğitim Sen Samandağ Şubesi, Manisa Turgutlu’da 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından okullarda şiddetin önlenmesi ve öğrencilerle eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde öğrencileri hedef alan silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanması, okullardaki güvenlik sorununu yeniden gündeme taşıdı. Eğitim Sen Samandağ Şubesi, yaşanan saldırının yalnızca münferit bir olay ya da basit bir asayiş sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, eğitim sisteminde yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekti.
ŞİDDET MÜNFERİT VAKALAR OLARAK GEÇİŞTİRİLEMEZ
Eğitim Sen Samandağ Şubesi, okullarda giderek artan şiddet olaylarının ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırıların tek tek olaylar olarak ele alınamayacağını vurguladı. Şubeye göre yaşananlar, eğitim sisteminin içine sürüklendiği yapısal krizin, toplumdaki şiddet ikliminin derinleşmesinin ve öğrencilerin can güvenliğini göz ardı eden ihmaller zincirinin doğrudan sonucu.
Eğitim Sen, “Okullarda yaşanan şiddet olayları ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırılar münferit ya da basit asayiş olayları olarak geçiştirilemez” diyerek, sorunun nedenleriyle birlikte ele alınması gerektiğini savundu.
MEB ŞEKİLCİ DÜZENLEMELERDEN VAZGEÇMELİ
Açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın önceliklerine de tepki gösterildi. Bakanlığın öğrencilerin hedef haline geldiği, eğitim emekçilerinin şiddetle karşı karşıya kaldığı bir ortamda önlük, öğretmen kıyafeti ve benzeri yüzeysel düzenlemelerle zaman kaybettiği ifade edildi.
Eğitim Sen, “Güvenli okul, güvenli gelecek” yaklaşımının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliğini ilgilendiren sorunların görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Şube, yaşam hakkına yönelik tehditlerin ve okullarda derinleşen şiddetin üzerinin örtülmeye çalışılmasının, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sahadaki gerçek ihtiyaçlardan ve eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlardan uzaklaştığını gösterdiğini savundu.
OKULLAR AŞIRI GÜVENLİKÇİ ALANLARA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ
Eğitim Sen açıklamasında, okulların yalnızca güvenlik tedbirlerinin artırıldığı alanlara dönüştürülmesinin de sorunu çözmeyeceği vurgulandı. Aşırı güvenlikçi yaklaşımın okulların demokratik ve sosyal niteliğine zarar verdiği, öğrencilerin potansiyel “suç öznesi” olarak görülmesinin ise sorunu daha da derinleştirdiği ifade edildi.
Şubeye göre kalıcı çözüm, okulları güvenlikçi bir anlayışa teslim etmek değil; psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini, sosyal hizmet uzmanlarını ve öğrencilerin sosyal-duygusal ihtiyaçlarını eğitim politikalarının merkezine koymaktan geçiyor.
PDR VE SOSYAL HİZMETLER GÜÇLENDİRİLMELİ
Eğitim Sen, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının sayısının artırılmasını istedi. Bu kadroların belirlenmesinde yalnızca standart norm kadro ve masa başında yapılan hesaplamaların esas alınmaması gerektiğini belirten şube, okulun bulunduğu çevrenin sosyoekonomik koşullarının, öğrencilerin ihtiyaçlarının ve karşı karşıya olunan somut risklerin dikkate alınmasını talep etti.
Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzeysel ve yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımlardan vazgeçerek önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiği belirtildi.
KALABALIK SINIFLAR AZALTILMALI
Eğitim Sen’in talepleri arasında kalabalık sınıfların azaltılması da yer aldı. Daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması için sınıf mevcutlarının düşürülmesi gerektiği ifade edildi.
Bunun yanında eğitim müfredatının yalnızca sınav merkezli, eleme ve rekabet üzerine kurulu yapıdan uzaklaştırılması gerektiği savunuldu. Öğrencilerin öfke kontrolü, akran zorbalığıyla mücadele, kültür, sanat ve spor alanlarında kendilerini geliştirebilecekleri; güçlü pedagojik bağların kurulmasını sağlayacak bir eğitim anlayışının oluşturulması istendi.
Eğitim Sen, okul güvenliğinin yalnızca polis ve güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağını, bunun yanında yeterli sayıda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanının okullarda görev yapmasının gerekli olduğunu vurguladı.
BİREYSEL SİLAHLANMANIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ
Merkezi Eğitim Sen açıklamasında ise Manisa Turgutlu’daki saldırının ardından çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin bir kez daha gündeme geldiği belirtildi.
“Dün yine bir eğitim kurumunun çevresinde yaşanan saldırıyla sarsıldık” denilen açıklamada, saldırıda 11 öğrencinin yaralandığı, 2 öğrencinin durumunun ağır olduğu ifade edildi.
Eğitim Sen, okulların çocukların korkmadan geldiği, kendilerini özgürce ifade edebildiği ve eğitim emekçilerinin güven içinde çalışabildiği alanlar olması gerektiğini belirterek, hiçbir öğrenci ya da eğitim çalışanının şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada okul ve çevresindeki şiddetin yalnızca münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi, şiddetin nedenlerinin ele alınması ve okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanması gerektiği belirtildi. Bireysel silaha erişimi kolaylaştıran koşulların ortadan kaldırılması ve bireysel silahlanmaya karşı etkili ve caydırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
“GÜVENLİ OKUL, GÜVENLİ GELECEK İSTİYORUZ”
Eğitim Sen, her okulda yeterli sayıda psikolojik danışmanın bulunması gerektiğini belirterek çocukların ve öğrencilerin psikososyal ihtiyaçlarının gözetilmesini istedi. Açıklamada, çocuğun üstün yararını ve pedagojik yaklaşımı esas alan önleyici kamusal tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Eğitim Sen Samandağ Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na okullarda güvenli bir iklim oluşturulması, öğrenciler ile eğitim emekçileri arasındaki pedagojik bağların güçlendirilmesi ve demokratik okul ortamlarının oluşturulması için gerekli tüm adımların acilen atılması çağrısında bulundu.
Şube ayrıca 23 Eylül 2026 Çarşamba günü ülke genelindeki eğitim kurumlarında ilk ders başlamadan önce okul bahçelerinde beş dakikalık sessiz protesto gerçekleştirileceğini ve ardından merkezi açıklamanın okunacağını duyurmuştu.
Açıklamanın son bölümünde ise şu ifadeler yer aldı:
“Okullar şiddetin değil, eğitimin ve yaşamın alanıdır. Çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği ihmal edilemez. Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz!”
