Eğitim Sen Samandağ Şubesi, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu'ndaki değişiklik teklifinin çocukları korumak yerine cezalandırmayı esas aldığını belirterek teklifin geri çekilmesini istedi.
Eğitim Sen Samandağ Şubesi, "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Şube, TBMM Adalet Komisyonu'nda 22 Temmuz'da kabul edilen düzenlemenin çocuk hakları ve çocuk adalet sistemi açısından ciddi sakıncalar içerdiğini savundu.
KORUYUCU POLİTİKALAR YERİNE CEZA VURGUSU
Eğitim Sen, teklifin çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek yerine güvenlikçi bir anlayışı benimsediğini belirterek, "Bu düzenleme çocuklara dönük koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek yerine çocukları cezalandırmayı esas alan güvenlikçi anlayışın yeni bir örneğidir. Teklif, çocuk adalet sisteminin temel ilkelerini zayıflatmakta, çocuğun üstün yararını geri plana itmekte ve sosyal devletin koruma yükümlülüğünü daha ağır cezalarla ikame etmektedir." ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, çocukların suça sürüklenmesinin temelinde yoksulluk, eşitsizlik, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği, ihmal, istismar, bağımlılık ve şiddet gibi toplumsal sorunların bulunduğu belirtilerek, bu sorunlar çözülmeden cezaların ağırlaştırılmasının çözüm olmayacağı savunuldu.
Sendika, "Bir çocuğun ağır bir suçla ilişkilendiği noktaya gelmesi, devletin çok daha önce yerine getirmediği koruyucu ve önleyici politikalar geliştirme, eğitim, sağlık ve sosyal destek sorumluluklarının sonucudur." değerlendirmesinde bulundu.
ÇOCUKLAR İÇİN YETİŞKİN CEZA REJİMİ UYARISI
Açıklamada, teklifte yer alan bazı düzenlemelerin çocuk hakları açısından ciddi riskler taşıdığı ifade edilerek, hâkime 15-18 yaş arasındaki çocuklar hakkında yaş küçüklüğü indirimini uygulamama yetkisi verilmesinin çocukların yetişkinlerle aynı ceza rejimine tabi tutulmasının önünü açacağı öne sürüldü.
Ergenlik dönemindeki bireylerin dürtü kontrolü, sonuçları değerlendirme ve karar verme becerilerinin henüz gelişimini tamamlamadığına dikkat çekilen açıklamada, "Ceza sürelerini artırmak çocukları suçtan uzaklaştırmamakta, tam tersine kapalı kurumlarda daha fazla şiddet, zorbalık ve suç ağıyla karşılaşmalarına neden olmaktadır." denildi.
Bilimsel araştırmaların suçun önlenmesinde ağır cezalardan çok sosyal destek, eğitime erişim ve erken müdahalenin etkili olduğunu ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, yaş küçüklüğü hükümlerinin hâkimin takdirine bırakılmasının hukuk güvenliğini de zedeleyeceği savunuldu.
ÇOCUKLAR İÇİN EĞİTİM VE SOSYAL DESTEK ÇAĞRISI
Eğitim Sen, çocukların cezalarının doğrudan eğitim evlerinde başlamasını engelleyen düzenlemelerin de çocukların eğitim ve gelişim hakkını olumsuz etkileyeceğini belirtti. Açıklamada, çocuk adalet sisteminin amacının cezalandırmak değil; çocukları korumak, iyileştirmek ve eğitim yoluyla topluma yeniden kazandırmak olması gerektiği vurgulandı.
Çocukların bulunduğu ceza infaz kurumlarında eğitim, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerinin yetersiz olduğu belirtilen açıklamada, çocukların hapsedilmesinin çözüm değil, onları daha fazla şiddet ve istismarla karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.
YOKSULLUĞUN FATURASI AİLELERE KESİLMEMELİ
Teklifte bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen ebeveynlere yönelik cezaların artırılmasının da eleştirildiği açıklamada, yoksulluk nedeniyle çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ailelerin cezalandırılmasının doğru bir yaklaşım olmadığı belirtildi.
Eğitim Sen, çocukların karşı karşıya bulunduğu temel sorunların yoksulluk, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği ve bağımlılık olduğuna dikkat çekerek, "Suç üreten toplumsal gerçeklik değiştirilmeden cezaların ağırlaştırılması ve daha fazla çocuğun hapsedilmesi çözüm değildir." ifadelerini kullandı.
KANUN TEKLİFİNİN GERİ ÇEKİLMESİ İSTENDİ
Açıklamanın sonunda, çocukların ihtiyacının daha fazla hapishane değil; daha fazla okul, bilimsel ve parasız eğitim, güçlü sosyal hizmetler ile koruyucu kamu politikaları olduğu vurgulandı.
Eğitim Sen Samandağ Şubesi, kanun teklifinin geri çekilmesini isteyerek çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerin çocuk hakları alanında çalışan uzmanlar, sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla yeniden hazırlanması çağrısında bulundu. Sendika, çocukların üstün yararını esas alan, kamusal, eşitlikçi ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
