İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, 18 yaşındaki Ceren Karadayı’nın yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin davada bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesini, tüm delillerin eksiksiz değerlendirilmesini ve ailenin olası kast yönündeki itirazlarının hukuken incelenmesini istedi. Şube Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu’nun okuduğu açıklamada, yaşam hakkının korunması ve cezasızlıkla mücadele için etkili, adil ve şeffaf bir yargılama yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, “Bir Annenin Adalet Çığlığı: Ceren Karadayı İçin Adalet İstiyoruz!” başlığıyla basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu tarafından okunan açıklamada, Ceren Karadayı’nın trafik kazasında yaşamını yitirmesi ve sonrasındaki yargılama sürecinin ailesinin adalet arayışı bakımından ciddi soru işaretleri ve kaygılar doğurduğu belirtildi.
Açıklamada, Ceren’in annesinin adalet talebinin kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edilerek yaşam hakkının korunması ve cezasızlıkla mücadele için yargılama sürecinin etkili, adil ve şeffaf yürütülmesi gerektiğine dikkat çekildi.
SÜRÜCÜNÜN ALKOLLÜ VE HIZLI OLDUĞU İDDİASI
Ailenin İHD’ye aktardığı bilgilere yer verilen açıklamada, olayın Antalya’nın Alanya ilçesinde meydana geldiği belirtildi. İddiaya göre sürücü, alkollü şekilde ve yerleşim yeri içinde hız sınırını aşarak araç kullandı; çarpmanın sonucunda Ceren Karadayı yaşamını yitirdi.
Dosyada yer alan itiraz dilekçesinde sürücünün 2,06 promil alkollü olduğu ve yerleşim yeri içinde saatte 81 kilometre hızla seyrettiğinin belirtildiği aktarıldı. Açıklamada, bu iddiaların ve olayın tüm koşullarının dosyadaki görüntüler ve teknik delillerle birlikte titizlikle değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
SANIK 5 YIL 3 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI
Açıklamada, ailenin aktardığı bilgilere göre sanık hakkında 5 yıl 3 ay hapis cezası verildiği ve yaklaşık beş aylık tutukluluk süresinin ardından tahliye edildiği belirtildi. Dosyanın Yargıtay aşamasında olduğu ifade edildi.
Ceza miktarı, tutukluluk ve tahliye sürecinin ailede kaygılara neden olduğu belirtilen açıklamada, ailenin adalet beklentisinin dikkate alınması gerektiği kaydedildi. İHD Hatay Şubesi, bu bilgilerin aile tarafından aktarıldığını belirterek kesin yargısal durumun ilgili kararlar ve dosya üzerinden doğrulanması gerektiğini de özellikle vurguladı.
“BİLİRKİŞİ RAPORLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİLER GİDERİLMELİ”
Ailenin itirazları arasında olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesi ve davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerekip gerekmediğinin de bulunduğu belirtilen açıklamada, dosyadaki bilirkişi raporları arasında kusur değerlendirmesi bakımından farklılıklar olduğu ileri sürüldü.
Bazı değerlendirmelerde sürücünün asli kusurlu görüldüğü, başka bir raporda ise yaşamını yitiren Ceren’e tali kusur atfedildiği aktarıldı. Bu farklılıkların kamera kayıtları ve diğer teknik delillerle birlikte gerekçeli biçimde ele alınması, ailenin itirazlarının etkili şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
İHD’NİN TALEPLERİ
İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi, açıklamasında şu talepleri sıraladı:
-
Dosyadaki tüm delillerin, kamera kayıtlarının ve teknik incelemelerin eksiksiz ve tarafsız biçimde değerlendirilmesi.
-
Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve kusur değerlendirmelerinin somut delillerle gerekçelendirilmesi.
-
Ailenin itirazlarının; olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesi ve davanın Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girip girmediğine ilişkin taleplerinin hukuken incelenmesi.
-
Yargıtay incelemesinde yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı ve etkili başvuru ilkelerinin gözetilmesi.
-
Yargı sürecinin şeffaf, etkili ve adil biçimde yürütülmesi.
Açıklamanın sonunda, Ceren’i kaybeden annesinin acısını hiçbir kararın ortadan kaldıramayacağı belirtilerek adalet arayışının karşılıksız bırakılmaması gerektiği ifade edildi. Yaşam hakkının etkin biçimde korunması ve benzer olaylarda cezasızlık algısının güçlenmemesi için yargı sürecinin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği vurgulandı.
İHD Hatay Şubesi, bir annenin evladını kaybettikten sonra adalet aramasının yalnızca kişisel bir talep olmadığını, yaşam hakkına ve hukuka duyulan güvenle ilgili toplumsal bir mesele olduğunu belirterek, “Adalet talebinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.
