Samandağ El Koymalara Karşı Direniş Platformu, 7554 sayılı kanunun yürürlüğe girişinin birinci yılında Abdullah Cömert Alanı'nda basın açıklaması düzenledi. Platform adına açıklamayı Bereket Kılınç okurken, doğa talanına, kamulaştırmalara ve yaşam alanlarına yönelik müdahalelere karşı mücadelenin süreceği vurgulandı.
Platform tarafından yapılan açıklamada, 24 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilerek Resmî Gazete'de yayımlanan ve yürürlüğe giren 7554 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un, geçen bir yıl içinde doğanın ve yaşam alanlarının korunması yerine madencilik faaliyetlerinin önünü açan uygulamaların simgesi haline geldiği ifade edildi.
Açıklamada, aynı günün Akbelen Ormanı direnişinin yıl dönümü olduğuna dikkat çekilerek, Akbelen'den Perşembe Yaylası'na, Kaz Dağları'ndan Fatsa Yukarıbahçeler'e, İkizdere'den İliç'e kadar Türkiye'nin birçok noktasında yurttaşların suyu, toprağı, ormanı ve geleceği için mücadele etmeyi sürdürdüğü belirtildi.
"KENT HAKKI İLE EKOLOJİ MÜCADELESİ AYRILAMAZ"
Basın açıklamasında, doğa mücadelesinin yalnızca madencilik faaliyetlerine karşı çıkmaktan ibaret olmadığı vurgulanarak kent hakkı ile ekoloji mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği ifade edildi.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
"Kentlerde yeşil alanların yok edilmesine, kıyıların doldurulmasına, betonlaşmaya, plansız ulaşım projelerine ve kamusal alanların rant uğruna ortadan kaldırılmasına sessiz kalıp kırsaldaki doğa talanına karşı çıkmak tutarlı bir mücadele değildir. Yaşamı bir bütün olarak savunuyoruz."
"SAMANDAĞ'DA DA YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Platform adına yapılan açıklamada, Samandağ El Koymalara Karşı Direniş Platformu olarak yaşam alanlarını kentte de kırda da, kıyıda da yaylada da savunmaya devam edecekleri belirtildi.
Anayasa Mahkemesi'nde görüşülen iptal başvurusunun, yaşam hakkını, sağlıklı çevre hakkını ve kamu yararını esas alan bir kararla sonuçlanmasının beklendiği ifade edilen açıklama, şu sözlerle sona erdi:
"Yaşam alanlarımız satılık değildir. Doğa müştereklerimizdir. Kent hakkı ve ekoloji hakkı birlikte savunulacaktır. Yaşam kazanacak, talan kaybedecek."
