Hatay/Samandağ Mağaracık Mahallesi'nde toplu konut için tapulu arazilerin kamulaştırılmasına karşı mahalle halkının nöbeti devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde eksileri gören hava sıcaklıklarında direniş nöbeti başlattıklarını söyleyen mahalliler, mülkiyet hakkının kutsal olduğuna dikkat çekerek, seslerinin duyulmasını istiyor.
Zeytinliklerin, narenciye bahçelerinin ve maydanoz tarımı yapılan Mağaracık Mahallesinde,
halkın tapulu arazileri depremzedelere toplu konut yapılacağı gerekçesiyle kamulaştırıldı. Kamulaştırma işlemleri, halkın cep telefonlarına gönderilen mesajlarla duyuruluyor ve çoğu kişiye resmi tebligat yapılmadan işlemler başlatılıyor. Bu durum, mağduriyetin artmasına yol açmış durumda. Direnişçiler, hukuksuz işlemlere karşı, hukuki mücadele vererek, arazilerine sahip çıkmayı sürdürüyor. Bazı Mahalle sakinleri ise kendilerine kamulaştırmaya dair herhangi bir tebligat gönderilmediğini, e-devlet aracılığıyla durumdan haberdar olduklarını belirttiler.
Anka Haber'den Burcu Özkaya Günaydın'a açıklama yapan mahalle sakinlerinden Cuma Özen,
Bakan ve bakan yardımcılarının Samandağ rezerv alan tartışmaları sürecinde Hatay'a geldiğini, o süreçte belediye başkanı, muhtarların görüşlerinin alındığını ancak Mağaracık'ta kimsenin görüşü alınmadığını ifade etti.
Özen, açıklamasında “Kimse orada rezerv istemedi. Nereye geldiniz dağın başında emeği ile yapılan Ahmet'in, Mehmet'in, Osman'ın tarlasını almaya geldiniz. Bu kadar adaletsizlik olmaz. Merkezi yaparsın yetmedi mi hazine arazisine bakarsın orası da yetmedi mi vakıf arazisi daha da lazımsa vatandaşı mağdur etmeden çözüm bulursun.” dedi.
Özen, mülkiyet hakkının kutsal olduğunu belirterek kendilerine haber verilmeden bir mesajla tapularının düştüğünü öğrendiklerini vurgulayarak, “Sayın Murat Kurum bakanımızdan Sayın Valimiz ve İlçe Kaymakamına sesleniyoruz. Bizim satılacak, kamulaştırılacak toprağımız yok. Biz gurbet ellerde Suudi Arabistan'da, Afrika'da yıllarca geleceğimizi garanti altın almak için çalıştık. Biz bu yerleri aldığımızda buralar kıraç, vasıfsız topraklardı, taşlıktı. Biz çok çalışkan insanlarız çalıştık, çabaladık sonuçta sayın devlet geldi buraya el koydu. Biz burada sayın devlete de bakana 'hop' diyoruz.” dedi.
“ERMENİLER GÖÇ ETTİRİLDİ, SIRA ALEVİLERE Mİ GELDİ?”
Eksi 3 derece soğuğa rağmen gece gündüz demeden nöbet tuttuklarını belirten Semir Turunç, hiç istemedikleri halde jandarma ile karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Samandağ'da birçok mezhebin bir arada yaşadığını, hiçbir sorunları da olmadığını söyleyen Turunç, “Bizi buradan göç ettirmeye mi çalışıyorlar? Zamanında burada 7 Ermeni köyü vardı, onlar göç ettirildi. Sıra bize Alevilere mi geldi, sıkıntıları ne bilmiyorum. Derdimizi kimse dinlemiyor. Biz topraklarımızı bırakmak istemiyoruz. Buradaki doğayı katletmelerine kesinlikle razı değiliz. Kimse bize para konusuyla gelmesin, biz para istemiyoruz kendi topraklarımızı istiyoruz.” dedi.
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı